İhtilâs (hı, lâm, sin ile): Arapça'da; gafletten istifâde ederek hile ile bir şeyi almak anlamındadır. Kapma, kapılma, sirkat/çalma, aşırma anlamında kullanılır. Eskiden çalma, aşırma, para çalma, çalıp çırpma, hırsızlık için ihtilâs kelimesi kullanılırdı. Normal hırsızlık için değil; şimdi "yankesicilik" ve "kapkaççılık" denen, daha çok, el çabukluğu ile alma, aşırma, çalma için kullanılırdı. Şimdi, zimmete geçirme suçunun hileli hareketlerle işlenmiş biçimine ihtilâs denilmektedir. Zimmet suçunun ağırlaşmış biçimidir. Yalnız memurların veya üst dereceli yetkililerin işledikleri suç cinsi olarak kabul edilmektedir. İhtilâs suçunun en önemli unsuru, suçun ortaya çıkmasını önlemek için hileli davranışlarda bulunmaktır.
Eski ifâdeyle "ihtilâs-ı vakt" olumlu, güzel bir hırsızlıktır. Vakitten çalma demektir. Yoğun işler arasında vakit bulabilme anlamında kullanılır. Bugünün insanları genellikle zamandan değil, zaman kendilerinden çalmaktadır. Başka çalmalar konusunda uzman olanlar, bu tür güzel hırsızlığı akıllarına getirmemekte, boş zamanlarını, teneffüs ve dinlenmelerini, tatillerini de hayır ve güzellikte, faydalı çalışma alanlarında kullanamamakta. Ashâbın, birisi konuştuğunda onu dinlerken dahi boş vakit geçirmemek için aynı zamanda içlerinden Allah'ı zikrettikleri, duâ ettikleri rivâyet edilir. İnsanın en faydalı dinlenmesi, farklı ve yorucu olmayan bir çalışmayla, faâliyetle olur. Kur'ân-ı Kerim bu konuda şöyle buyurur: "İşlerinden boşaldığın vakit, tekrar çalış ve yorul. Rabbine rağbet et! (O'na yönel, boş durma.)" (94/İnşirâh, 7-8). Hemen önceki âyetlerde de (5-6) "Muhakkak zorlukla beraber kolaylık vardır" denilir, bu ifâde peşpeşe iki kez tekrarlanır. Bundan da, zorluk bitince kolaylık ve hemen yine zorluğun başlayacağı, peşinden tekrar kolaylığın geleceği... bu şekilde devr-i dâim olacağı anlaşılabilir.