- Hureym b. Evs şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber Tebük’ten döndüklerinde Medine’ye hicret ederek müslüman oldum. Bir gün Hz. Peygamber
“Bembeyaz olan Hîre şehri bana gösterilmektedir. İşte şu da Ezd kabilesinden Bukayle’nin kızı Şeymâ’dır. Başında siyah bir başörtüsü olduğu halde beyaz bir katırın üzerinde durmaktadır” buyurdular. Bunun üzerine
“Ey Allah’ın Rasûlü! Hîre’ye gider de Şeymâ’yı da senin söylediğin şekilde görecek olursak o benim olsun mu?” dedim.
“Peki senin olsun!” buyurdular. Hz. Peygamber vefat ettiklerinde Arapların birçoğu dinden döndüler. Kabilemiz olan Tayy kabilesindense hiç kimse dininden dönmedi. Biz de Halid b. Velid’in komutası altında Hîre’ye gitmek üzere yola çıktık. Oraya vardığımızda karşımıza çıkan ilk kişi Bukayle kızı Şeymâ oldu. Aynen Hz. Peygamber’in söyledikleri gibi başında siyah bir başörtüsü olduğu halde beyaz bir katırın üzerinde bulunuyordu. Bunun üzerine katırın dizgininden tutarak
“Hz. Peygamber’in haber verdikleri kadın budur ve o bana aittir, dedim. O zaman Halid b. Velid benden onun bana ait olduğuna dair şahit getirmemi istedi. Ensar’dan Muhammed b. Mesleme ile Muhammed b. Beşir adlı sahabiler bana bu konuda şahitlik ettiler. Halid de Şeymâ’yı bana teslim etti. Daha sonra Şeymâ’nın kardeşi Abdulmesih b. Bukayle sulh yapmak için yanımıza geldi ve bana
“Şeymâ’yı bana satar mısın?” dedi. Ben de
“Onu on yüz (bin) dirhemden aşağıya satmam” dedim. Bunun üzerine Abdulmesih b. Bukayle bana bin dirhem vererek kızkardeşi Şeymâ’yı alip gittiğinde arkadaşlarım bana “Eğer sen yüzbin dirhem istemiş olsaydın onu da verirdi” dediler. Ben de “On yüzden (bin) daha büyük bir sayı olduğunu bilmiyordum” dedim.[1]
[1] Ebu Nuaym, Delâil s. 196 (Hureym’in torunu Hümeyd b. Münehheb’den); İsâbe I/224 (Hümeyd’den uzun olarak); İsâbe III/371 (Buhari, Hümeyd’den muhtasar olarak).