- Hz. Ebubekir Yemâme savaşını bitirdikten sonra henüz orada bulunan Halid b. Velid’e şu mektubu yazmıştır: “Allah’ın kulu ve Rasûlünün halifesi Ebubekir’den Velid’in oğlu Halid’e onun beraberinde bulunan Muhacir, Ensar ve onlara iyilik üzerine tâbi olanlara! selam sizlerin üzerine olsun! Ben, şahitliğiniz altında, kendisinden başka ilah olmayan Allah’a hamdederim. Hamd, va’dini yerine getirerek kuluna yardım etmiş olan, kendisini dost edinenleri aziz, düşmanlarını ise zelil edip bütün gruplara karşı tek başına gâlip gelen Allah Teâlâ’ya mahsustur. O, kendisinden başka ilahın olmadığı Allah Teâlâ Kur’anda şöyle buyuruyor: “Allah sizden iman edip, sâlih amellerde bulunanlara (şunu) va’detmiştir: Onlardan öncekileri nasıl iktidar sahibi kıldı ise onları da yeryüzünde iktidar sahibi kılacaktır. Kendileri için beğendiği dinlerini (İslâm’ı yeryüzünde) sâbit kılıp sağlamlaştıracaktır. Onları korkularından sonra güvenliğe kavuşturacaktır. (Çünkü onlar sadece bana ibadet eder ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra küfre saparsa işte onlar fâsıkların tâ kendisidirler”. (Nûr: 24/55). Bu Allah’ın, kendisinde şek ve şüphe bulunmayan ve kesinlikle dönmeyeceği va’didir. Allah Teâlâ mü’minlere cihadı farz kılarak şöyle buyurmaktadır: “(Ey mü’minler) Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Hoşunuza gitmeyen birşey sizin için hayırlı olabilirken, sevip hoşlandığınız bir şey de sizin için şer olabilir. (Bundaki hikmeti) Allah bilir ama siz bilemezsiniz”. (Bakara: 2/216). Allah’ın sözüne güveniniz. Uğrunda mallarınız ve canlarınız gitse dahi Allah’ın farzlarına riâyet ediniz. Çünkü bu çekecekleriniz O’nun vereceği mükâfatın yanında hiç mesâbesinde kalır. O halde mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihada devam ediniz. “Hafif ve ağır olmak üzere (her iki şekilde de) savaşa katılın. Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla cihat edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır”. (Tevbe: 9/41) Artık oradaki işiniz bitmiştir. Halid b. Velid’e Irak’a gitmesini emrediyorum. Benden emir gelinceye kadar da oradan ayrılmasın. Siz de onunla birlikte gidiniz ve sakın gevşeklik göstermeyiniz. Çünkü biliyorum ki bu yol uzun ve meşakkatli bir yoldur. Ancak şunu biliniz ki Allah bu yolda iyi niyetle hareket edenler için çok büyük hayırlar ve mükâfaatlar verecektir. Irak’a vardığınızda emrim gelinceye kadar siz de Halid’in yanında kalınız. Allah hem sizin ve hem de bizim dünya ve âhiret ihtiyacımızı gidersin! Selam, Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinize olsun.”[1]
[1] Beyhaki, Sünen IX/179 (İbn İshak b. Yesar’dan).
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/426-427