Hz. Bilâl’in Allah Yolunda Savaşa Çıkma İsteği

      

- Bilal, Hz. Ebubekir’e gelerek

“Ey Rasûlullah’ın halifesi! Ben Rasûlullah’tan dinledim ki “Mü’minlerin en üstün amelleri Allah yolunda cihadlarıdır” buyurdu. Ben Allah yolunda ölünceye kadar nöbet beklemek ve cihat etmek istiyorum” diyerek izin istedi. Hz. Ebubekir

“Ey Bilal! Allah aşkına ve benim senin üzerindeki hakkımın hürmetine bunu yapma. Yaşımın ilerleyip gücümün azaldığı ve ecelimin yaklaştığı şu sırada beni bırakman doğru değildir” dedi. Halifenin bu ısrarı üzerine, Bilal onun yanında kaldı. Hz. Ebubekir vefat ettiğinde Bilal Hz. Ömer’e geldi. Hz. Ömer de Hz. Ebubekir’in dediği gibi söyledi, fakat Bilal, Hz. Ömer’in isteğini kabul etmedi. Hz. Ömer

“O halde kimi müezzin bırakırsın, ey Bilal?” deyince, Bilal

“Müezzinligi Sa’d’a bırakıyorum. Çünkü o, Rasûlullah zamanında Kuba mescidinde müezzinlik yapmıştır” dedi. Böylece Hz. ömer müezzinliği Sa’d ve onun soyuna bıraktı.[1]

- Hz. Peygamber vefat ettiği zaman Bilal ezanı okudu. Hz. Peygamber henüz gömülmemişti. Bilal

“Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah” dediğinde halk feryad kopardı. Hz. Peygamber defnedildikten sonra Ebu Bekir Bilâl’e ezan okumasını söyledi. Bilal, Ebubekir’e

“Eğer beni seninle beraber olmam için azad etmişsen senin emrini kabul etmekten başka çare yok. Yok eğer beni Allah için âzat ettiysen, o zaman beni kim için âzat ettiysen ona bırak” dedi. Ebubekir

“Ben seni ancak Allah için azat ettim” dedi. Bilal

“O halde ben peygamberden sonra hiç kimse için ezan okuyamam” dedi. Hz. Ebubekir de

“Bu senin bileceğin bir iştir” diye mukabelede bulundu. Bilâl, ordular Şam’a gönderilinceye kadar Medine’de kaldı. Ordular Şam’a gönderilirken onlarla beraber Şam’a gitti.[2]

- Hz. Ebubekir halife seçilip cuma günü mimbere çıktığında Bilal ona:

“Ey Ebubekir sen beni Allah için mi, yoksa kendin için mi âzat ettin” deyince, Hz. Ebubekir

“Allah için âzat ettim” dedi. Bilâl de

“O halde bana izin ver de Allah yolunda savaşmak üzere gideyim” dedi. Bunun üzerine Hz. Ebubekir ona izin verdi. O da Şam’a gidip vefat edinceye kadar orada kaldı.[3]


 

[1] Heysemi, V/274 (Taberani’den); İbn Sa’d, III/168.

[2] Musa b. Muhammed b. İbrahim et-Teymi, babasından).

[3] Hilye, I/150.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/446