CENAZELER

 

176-Bir kimse öleceği zaman sağ tarafı üzerinde kıbleye çevrilir ve kendisine "Kelime-i şehâdet" getirmesi telkin edilir. Ölünce çeneleri birbirine bağlanır, gözleri yumdurulur.

177 - Ölünün gömülmesinde acele etmek müstehaptır.

 

Ölünün Yıkanması:

 

178 - Ölünün yıkanması "farz-ı kifâye"dir.

179 -Yıkanmak için ölünün elbiseleri çıkartılır ve üç, beş defa yâni tek olarak tütsülenen bir sedye üzerine konulur, ölünün avret yerleri de örtülür.

Ölüye namaz abdesti gibi abdest aldırılır, ancak ağzına ve burnuna su verilmez. Ölünün suyu kaynatılır ve temin edilebilirse içine sedir yaprakları veya çöven konulur.

180 - Ölünün abdesti tamamlanınca, önce başı ve sakalı, taran-nıaksızın hatmi denilen güzel kokulu bir ot ile yıkanır. Sonra sol tarafı­na çevrilir ve altına su kavuştuğu anlaşılmcaya kadar yıkanır. Sonra sağ tarafına çevrilir ve sol tarafta olduğu gibi aynı şekilde yıkanır.

181 -Ölünün bu şekilde yıkanması tamamlanınca oturturulur ve karnı ovulur. Bir şey çıkarsa o da yıkanır. Fakat bunun için ölü tekrar yı­kanmaz.

182 -Yıkama işlemi bitince ölü havlu ile kurulanır, baş ve sakalıns güzel kokulu şeyler sürülür. Secde yerleri olan alnına, burnuna, elleri ne, dizlerine ve ayaklarına da kâfur sürülür.

 

Kefenleme:

 

183 - Ölü tütsülenmiş üç beyaz kefen ile kefenlenir. Bunlar da: 1) Kamîş = (gömlek kısmı),

2) İzar = (don ve eteklik kısmı),

3) Lifâfe = (bütün vücudu kaplayan parça). Bu sünnet olan kefendir.

184 -Kefenleme şekli şöyledir: Önce lifâfe yayılır sonra onun üstü­ne izar konulur ve gömleği giydirilir. Gömlek kısmı, boyun kökünden ayaklara kadar uzanır. Izar'ı sarılır. İzar başdan ayaklara kadar olan kısmı kaplar ve sol taraftan sarılmaya başlanır, sonra sağından sarılır.

185 -Sadece izar ve lifâfe ile kefenlemek de caizdir. Zaruret olma­dan bunların yalnız biri ile kefenlemek ise caiz olmaz.

Kefenin açılmasından korkulursa bağlanır. Kefenin, bir insanın hayatındaki haline uygun olması caizdir.

186 -Kadının kefeni de erkeğinki gibidir. Yalnız fazla olarak kadı­nın baş örtüsü, bir de göğüslerine bağlanan göğüs örtüsü vardır. îzâr, lifâfe ve bir de baş örtüsü ile kefenlemek de caizdir. Kadının saçları iki örme yapılır ve lifâfe altındaki gömleğin üstüne, göğsüne gelecek şekil­de konulur.

 

Cenaze Namazı:

 

187 - Cenaze namazı farz- kifâyedir.

188 -Bu namazı kıldırma hakkı önce devlet reisinindir. Sonra sıra ile hâkim, o bölgenin imamı sonra da yakından uzağa doğru ölünün veli­leridir. Ancak bir kimsenin babası oğlundan önce gelir.

Cenaze namazını devlet reisi veya hâkimden başka birisi kıldırmış-sa, velinin yeniden namaz kıldırmaya hakkı vardır. Eğer cenaze namazı velî tarafından kıl dirilini şs a başkasının yeniden kıldırmayarhalçkı yok­tur.                                                                                   

189-Ölü, namazı kılınmadan defn edildiğinde, cesedin dağılmadı gına kuvvetli kanaat hasıl olunca, kabri üzerine namaz kılınır.

190 - İmam, cenaze erkek olsun, kadın olsun ölünün göğsü karşı­sında durur.

191 -Cenaze namazı dört tekbirden ibarettir. İlk tekbirde eller kal­dırılır. Ondan sonraki tekbirlerde kaldırılmaz. İlk tekbirden sonra Al­lah Teâlâya hamd olarak "Sübhaneke" okunur. İkinci tekbirden sonra Hz. Peygambere salâtü selâm = (Allahümme salli ve Allahümme bârik getirilir. Üçüncü tekbirden sonra namaz kılan kendisine, ölüye ve bütün müminlere dua eder. Dördüncü tekbîrin akabinde de selâm verilir.

Çocuğun namazında üçüncü tekbîrden sonra, "Allahümme! Ic'alhu lena feraten ve zuhren, şâfıan, müşeffean[29] diye duâ edilir.

192 -Cenaze namazında kıraat ve tahiyyâta oturmak diye bir şey yoktur.

193 -Doğan bir çocuktan ses duyulursa ismi konulur, yıkanır ve na­mazı kılınır. Ses duyulmazsa bir beze sarılarak gömülür, namazı kılın­maz.

 

Cenazenin Yüklenmesi, Götürülmesi ve Defni:

 

194-Cenaze, tabutu içinde taşınırken tabutun dört ayağından dört kişi tutar. Cenaze süratli götürülür, yalnız koşulmaz.

195 -Kabre gelindiğinde daha henüz tabut yere konulmadan cema­atın yere oturması mekruhtur. Cenaze kabrine götürülürken arkadan takip edilmesi efdaldir.

196 -Kabir kazılınca bir de lahit (kıble tarafında açılan bir oyuntu) yapılır. Ölü bu lahdin içine kıble tarafından konulur ve koyanlar "Bismillâhi ve alâ milleti Resûlillâhi" = (Allah Teâlânın ismi ile ve Resûlüllâhm milleti üzere seni gömüyoruz) derler. Ölü orada sağ tarafr üzerinde kıbleye çevrilir..

197 -Kadınlar kabre konulurken, kabrin üstü kerpiç vs. ile kapa-nmcaya kadar bir elbise ile örtülür. Erkeğin kabri örtülmez. Kerpiç lah­din üst kısmına gelinceye kadar Örülür, sonra üzerine toprak çekilir ve kabrin üstü toparkla şişirilir.

198 -Kireç, kiremit ve tahta gibi malzemeler kullanarak kabirleri yaptırmak mekruhtur.

199 - Zaruret olmadan bir kabre iki kişiyi gömmek de mekruhtur. Eğer iki kişi bir kabre konulursa, aralarına toprak konularak birbirin­den ayırd edilirler.

200 - Kabirlere basmak, oturmak, üzerlerinde uyumak, yanların­da namaz kılmak mekruhtur.

201 -Bir müslümanın kâfir olan yakını ölünce, onu kirli bir elbiseyi yıkar gibi yıkar, bir elbiseye sarar ve bir çukura gömer. Dilerse onun di­ninde olanlara teslim eder.